Çocuklara matematiği nasıl sevdirebiliriz?

Okul çağındaki birçok çocuğun zorlandığı derslerin başında matematik gelmektedir. İlköğretimde, özellikle matematik dersinde öğretmenlerle öğrenciler arasındaki iletişim çok önemlidir. Öğretmenin sevgisiz, anlayışsız ve benzeri olumsuz tutumları çocukları matematik dersinden soğutabilmektedir. Genellikle asıl problem matematik dersinde değil, öğretmenin çocuklarla etkili ve verimli  iletişim kuramamasıdır. Bu nedenle öğrencilerin, matematik öğretmenlerini sevmeleri, dersi sevmelerinde büyük etken olmaktadır. Matematik öğretmenini seven bir öğrenci, derste başarılı olmak için daha fazla gayret gösterecektir.

Çocuklarımızın matematik sevgisinde öğretmenlerin rolü kadar aile ortamındaki bireylerin matematiğe karşı tutumları da bir o kadar önemlidir. Çocuklar öncelikle aile ortamında matematiğe karşı olumlu tutum geliştirmelidir. Ebeveynler çocuklarının yanında kendi matematik başarısızlıklarını ve önyargılı tutumlarından bahsetmemelidir.

Aileler çocuklarına matematiği sevdirecek her yaş grubu için farklı etkinlikler yapılabilir. Okul öncesi yaş grubundan itibaren matematiksel etkinlikler oyun içimde çocuklara erken yaşta tanıtılmaya başlanmalıdır örneğin ebeveynler çocukları ile birlikte sayabilir, şekilleri tanımlayıp sınıflandırabilir ve sayı kavramlarıyla ilgilenebilirler. Şekilleri adlandırmanız çocuğunuzun matematiği anlamlandırması için temel oluşturur. Örneğin evin içindeki yuvarlak, ya da kare, dikdörtgen eşyaları bulma oyunu oynayabilirsiniz. Çocuğunuza, uzak, yakın, üstünde gibi kavramları öğretebileceğiniz oyunlar da düzenleyebilirsiniz.

Okul çağındaki çocuklar için çocuğunuza matematiğin ilginç bir konu olduğunu ve günlük yaşantımızda sıklıkla kullandığımızı ifade edebilirsiniz. Örneğin kurabiye pişirirken tepsiye kaç tane sığacağını hesaplamasını isteyebilir, ya da keki keserken, herkese iki dilim ayrılacak olsa, kaç dilim kek kesilmesi gerektiğini sorabilirsiniz. Matematik kavramlarını öğretmek için yapboz, hikaye ya da çeşitli oyunları kullanabilirsiniz. Örneğin şekilleri öğrenmesi için origamiden tangramdan faydalanabilir, zihinsel gelişimi sağlamak için sudoku oynayabilirsiniz. Çocuğunuzla alışverişe gittiğinizde onlardan sepetin içindeki elma ve portakalları saymasını, ailedeki her birey için 2şer tane çikolata almasını isteyebilirsiniz. Alışverişe başlamadan önce onlara günlük bütçenizden bahsedip 100 lira ile alışverişe çıktıktan sonra alışveriş bitiminde kaç lira harcadığınızı ve geriye ne kadar paranız kaldığını onlara sorabilirsiniz. Futbol ya da voleybol gibi oyunlarla matematiği çocuklarınız için eğlenceli hale getirebilirsiniz. Örneğin, futbol oynarken çocuklarınızın penaltı atmalarını sağlayarak onların kesirleri anlamasına yardımcı olabilirsiniz. Mesela çocuğunuza beş penaltı hakkı verdiniz ve çocuğunuz bunların ikisini gole çevirdi. Bu durumda kullandığı penaltıları 2/5 oranında gole çevirdiğinden bahsedebilir hatta bunu kağıtlar ve renkli kalemlerden de yararlanarak görselleştirebilirsiniz. Tombala, Scrabble, Monopoly gibi oyunlar, sayıların hesaplanmasını gerektiren oyunlar olduğundan, çocuğunuzla hem keyifli anlar geçirmenizi sağlayacak, hem de matematik becerilerini geliştirmenize yardımcı olacaktır.

Kısacası çocuklarınıza matematiğin zor ve anlaşması güç bir ders olarak göstermeyin. Matematiği günlük yaşamın bir parçası haline getirin. Eğlenceli etkinlikler ve oyunlarla çocukların matematikten korkulacak bir ders olmadığını anlamasına yardımcı olun.